TARiHCE

MORCALI  KÖYÜ TARİHÇESİ

Köyü, Mor Ali (Morca Ali) denen bir adamın kurduğu söylenmektedir. Ka-raman’a 18 Km. uzaklıkta Karaman-Bucakkışla yolunun kenarında Burhan köyü ile 2şer Km. mesafede karşılıklı bir köydür. Köy, suları ve yemyeşil ağaçlan ile çok güzel bir görünüme sahiptir. Köyün nüfusunun iki katından fazlası yurt dışında çalışmaktadır. Bilinen sayısı 1000’e yakındır. 
Morcali köyünun nufusu 1894 yili istatistiklerine gore 508 olup bu rakam
1904    yili genel nufus yaziminda 460’a düsmustur. 1925 yilinda yapilacak
Mebus secimi kayitlarinda 487 ye yukselen köy nufusu, artik cok iyi artislar
gostererrek, 1935 yili nufus sayiminda 607, 1950 yili sayiminda 826, 1960
yili sayiminda 1019 rakamina ulasmis, 1980yili sayiminda da 1110 rakamina
yukselmistir.

KÖYÜN KURULUŞU

Eski caglar ve Islam TURK caglar ı ile tarihi bir benligini bulamadigim bu koy
17,18. yuzyillarda kurulmus olabilir. Otedenberi, Karaman’in dag koylerinin
üc Derebegi.(sipahi Agasi ) yonetimi altinda bulundugu soylenilmektedir
ve karaman’in Göksu vadisinin sol yan taraf yukari kesimlerindeki köyler,
Bayir köyunde oturan Bayir
begenin, Goksu vadisi solyan tarafi kesimindeki koylerde Göcer Begi nin ve
dogu taraf taki koyler de Ozdemir köyunde oturan Ozdemir beg’in hukmu
altindaymis. Morcali koyu dolaylari da, bellibasli bir koy kurulusunda
olmamakla beraber, Ozdemir Begi hukmu altindaymis.
   Cok verimli topraklari bulunan Morcali deresinde, Karamanli
Tartanogullarinin da ilgileri varmis ve Ozdemir Ogullariyla, aralari pek hos
gecmezimis. Bu hosnutsuzluklardan dogan gizli kinler etkisi olarak Ozdemir
Begi << Karamanbeg’in >>ogullari, birgun morcali deresinde, Tartanoglunun
kendi soyundan ve ya da adamalarindan birisini öldururler, ölüsunu de atinin
uzerine baglayarak at’a bir kamci vurup ati Karamana dogru kacirmislar. Bu
at uzerindeki agasinin ölusuyle karaman daki evleri önune gelip, kisneyerek
evdekilere haber vermis.
   Bu cinayet Karaman Beglerine duyuruyolar. Ozdemir Begeleri 
sıkıstırılıyor. Ama katil kim oldugu bilinemiyor. Suclu meydanda degilsede
Ozdemir Begi yine de sinmis, bundan sonra da Morcali dolaylarindaki
iliskilerini azaltmislar. Bu nedenle de Tartanogullari  buralarda rahatca,
serbestce tarimciliklarini yürutmeye baslamislar. bu yorede (Belki de
Tartanogulunun yerlestrmisler olabilecegi) Mut ilcesi dolaylari
yoruklerinden, oldukca cesur, yurekli bir YORUK  yerlesmis adi da Mor Ali
veya Morca Ali imis.  Mor ali  (Morca Ali) Ilk zamanlar da oturma yerlerini
simdiki köyün guneyindeki << Kuz Dede>> mevkiine yerlesmis, yaninda celtek
(yardimici) olarak yerlesen birkac aileyi de Kuzpinar veya Eskiköy denilen
semtlerde, surada, burada damlar yapip yerlesmisler. O zamanlar Mor ali veya
  Morca Ali Aga, simdiki köyun bulundugu yerdeki pinar onunde biriken su
gölegine kış aylarinda gelen ordekleri avlamaga gidermis. Mor Ali Aga
burasinin iklimi (havasi) bakimindan koy kurmaya cok elverisli oldugunun
farkina vararak, komsularina onderlik edip, surada, burada, oturan obalara
buraya damlar yaptirarak, hepsini burada toplamis ve kurduklari bu koye de
Morca Ali Aganin adi andac verilerek, buraya Morcali adiyla resmi koy mühuru
yaptirilmis.
    Bu koye Ana Maya olan bu Turkmen  obalarinin Oguz boylarindan hangi
koldan boluntu olduklari esasli olarak bilinemiyorsa da, Mut-Silifke
dolaylari daha cok Bolacali Yöruklerinden olduklarina gore morcalilarin
kökenlerine Bolacali yörüklerindendiler diyebiliriz.
  Gayet guzel arazileri bulunan Morcalilar, oldukca sistemli calisan ve
ziraat yapan, acik fikirli, Rind mesrap insanlardir.
   Orman sevgisini de daima yureklerinde besleyen bu uyanik koylulerimizin,
orman sevgisi meziyetlerini,Bucakkisla ve Ermenek’e gecen her yolcu bu
köyun arazisi icinden gecerken sezerler.
  Ah her Koy Morcali gibi ve her köy Morcali lilar gibi olsalardi.
Morcali Köyunden yaslandigi sirtlarin en yuksek tepesinde (Karaman Ermenek
sosasinin sol yantarafinda) Ilbiz cakili adi verilen bir mahal vardirki; (KOCA CAKIL)
tepenin etrafi harcsiz taslarla orulmek suretiyle bir hüyuk haline
getirilmistir.
Bu höyugun uzeri de yine etrafi harcsiztaslarla duvar örulerek tepenin uzeri
avlulandirilmisitr. Bu tepenin uzerinde meydana getirilen avlunun, Karaman
Ovasinin ve Karadaga karsi olan cihetine de ayrica ikinci bir kücuk alarm
höyugu  yapilmistir.
Mahalli halk arasinda bu hoyuk hakkinda cesitli efsanevi soylentiler
vardir; guya buraya bu taslari bir gecede seytanlar toplamislar, Gocer koyu
uzerindeki VERME Dagi bu hüyuk icin tas vermemis, bu sebeple de bu dagin
adina  VERMEDI dagi denilmis. hakikati ise: bize, buranin  ismi aciklayor.
10 veya 11 nci yuzyillarda buralara yerlesen musluman turkler, Eski
kavimler zamaninda yapilmis  olan bu höyugun ne maksatla yapildigini ve
kullanildigini bilmedikleri icin. Bu hüyugun o zamanlar yaradigi isin Turkce
anlami olarak<< IL BIZ CAKILI>> demislerdir (Topraktan yigma olmayip ufakca
taslarla meydana getirlimis olmasi dolasiyla  ilbiz huyugu dememisler, Ilbiz
Cakili demisler.)
   Ilbiz sozu, turk dilinde, isaret ve alarm  anlamlarina gelmetedir ki<
motorlu tasit aracalari ve telgraf, telefon gibi haberlesme aracalarinin
bulunmadigi caglarda; oymaklar ve sehir ve kasabalar arasindaki her hangi
bir baskin, talan vesair asayissizlik olaylarinda haberlesme vasıtasi olarak,
her taraflara huyukler yapilmistir.Buralarda nobetciler bulundurulur ve bir
taraftaki herhangi bir olay; o ciavrdaki höyukte ates yakilmak, Bayrak
sallanmak, davul calinmak gibi cesitli isaretlerle, gorus alanindaki
hoyuklere duyurlur; bu alarmi alan diger hoyuklerde yine ayni sekilde
isaretlerle kendi gorus alanindaki baska hoyuklere duyurulmak suretiyle,
boylece zincirleme olarak haberin duyurulmasi gereken mahalle veya
Komutanliga ulastirilirdi. Iste bu Ilbiz Cakilida Toroslarin Ovaya Karadaga
hakim olan bu semtinde bu maksatla yapilmis bir ates kulesidir.
Bu Ilbiz cakilinin bütun ozellik ve yapilis sekl ile tıpkisi, birde
Harzemistandaki sehri harabeleri civarinda vardir.(Bak, Emil enis’in
Turkistan seyahati adli eserinde levha 19.)  Ibliz cakili civari hakkinda
birde soyle bir soylenti  vardir. Guya, ilbiz cakilinin kuz yaninin düz
yerinde, icleri altin dolu, 3 veya 7 adet kazan gömulu imis (Define
hastalarinin kulagina gitmesin)
MORCALI   koyu hakkinda eski bir soylentiye gore,:  Deresiyle, daglariyla bu
dolaylar: Nebi Bey denilen  bir oymak Beyinin yonetiminde 300 cadirlik bir
asiret kolunun yaylasi imis. Bu asiret boylari eskiyalik ve talancilikla
ugrastiklarindan bu oymagin sındırılmasi icin boy beylerinin vucudunun
ortadan kaldirilmasi Konya Valiligli ve ileri gelenlerince duşunulmus ve
Konyadan yapilacak bir zengin Aga dügunune Nebi Bey davet olunmus. Nebi Bey
yanina aldigi bir adami ile Konya ya gitmeye hazirlanir. Asiretin diger
ileri gelenleri bu davetten suphelenerek; Bunda bir kasit olabilir;
gitmeyin>> diyolarsada Nebi Bey >> Erkek Koyunun eti tillede(kasab dukkani
cengeli) gerek>>
Cevabini vererek yola cikiyorve Konya’ya dugun evine variyor.Ziyafet ve
eglenceler bittikten sonra  gece istirahati icin kendilerine ayrilan
misafirhaneye göturuluyorlar.Bu evden önceden tertibat alinmis, Yatak
odasinin Yüklük denilen büyuk dolabina güclu kuvvetli üc kisi saklanmistir.
Misafirler yatak odasina girip yataga yatip uykuya daldiktan sonra
Yüklukteki adamlar hemen cikip uyuyanlarin uzerine cullanarak ölduruyolar ve
kimselere sezdir meden öluleri de kaybediyorlar.
   Ertesi sabah etrafa>> Nebi Bey Gece kacmis>> haberi yayiliyor ve bir
atiyla KARAMAN’a yollayarak<< Nebi Bey bir şüphe uzerine gece cikip gitmis,
buralara geldimi?>> diye sözde arayici gönderiyolar iste bu suretle basarili
bir programla maksada ulasiliyor. Bir denilise göre de Alanya Yörelerinden
kosup Laren de dolaylarina gelen Cin Imamogullari denilen 3 kardes ki.
Bunlardan birisi Sevket Caglar ‘in  ecdadi imis. Bu asiretler MORCALI
yoresini begenerek burada yurd tutuyolar ve boylelikle bu aileler buralarda
pürcüklenip, cogaliyorlar Yukarida öyküsu gecen Nebi Beg de bu 3 kardes’den
birisi olabilir.


                                                               
 *  YAZARI      * D. Ali  Gülcan         

 *Yayinlayan    *M. Yavuzaslan        

 * Araştıranlar . *Cezmi ve Ramazan yumak